- Amasya İlahiyat Dergisi
- Issue:22
- İbn Sînâ’nın el-Kasîdetü’l-Ayniyye’sine Nazîre: Şemsüddîn es-Semerkandî’nin Şerhü’l-Kasîdeti’r-Rûhân...
İbn Sînâ’nın el-Kasîdetü’l-Ayniyye’sine Nazîre: Şemsüddîn es-Semerkandî’nin Şerhü’l-Kasîdeti’r-Rûhâniyye İsimli Eseri (Tahkik ve Çeviri)
Authors : Ömer Ergül
Pages : 475-528
Doi:10.18498/amailad.1445875
View : 49 | Download : 76
Publication Date : 2024-06-30
Article Type : Review Paper
Abstract :Muhammed b. Eşref es-Semerkandî (öl. 722/1322) on üçüncü yüzyıl sonlarında ve on dördüncü yüzyıl ilk çeyreğinde yaşamış önemli bir İslâm âlimidir. Matematik, astronomi, mantık ve kelâm alanında yaptığı çalışmalarla tanınmıştır. Semerkandî kelâm, felsefe ve tasavvufun önemli ortak meselelerinden olan nefs konusuna özel önem vermiştir. İlmü’l-âfâk ve’l-enfüs isimli eserinde insanın bedensel ve ruhsal yapısını bütünlüklü bir şekilde ele almıştır. Kelâm eserlerinde de bu konu üzerinde duran Semerkandî, İbn Sînâ’nın (öl. 428/1037) ruh kasidesi olan el-Kasîdetü’l-Ayniyye’ye yazdığı şerhle bu yönünü göstermiştir. Bu şerh, İbn Sînâ’nın ruh kasîdesi üzerine yapılan şerh halkasının bir parçası olması bakımından da değerlidir. Onun bu meseledeki en özel çalışması İbn Sînâ’nın zikri geçen kasîdesine nazîre olarak kaleme aldığı el-Kasîdeti’r-Rûhâniyye ve yine bu metin üzerine yazdığı şerhidir. Daha önce Ali Muhaddis tarafından tek bir nüshası esas alınarak neşredilmiş olan eserin yalnız manzum metninin Semerkandî’ye ait olduğu ifade edilmiştir. Zikredilen neşirde eser üzerine yazılmış olan şerhin sahibinin ise bilinmediği belirtilmiştir. Bu çalışmada hem manzum metnin hem de şerhin Semerkandî’ye aidiyeti delilleriyle ispat edilmektedir. Ayrıca güvenilir nüshalar üzerinden yapılan bu yayınla önceki neşirdeki bazı hatalar da giderilmiştir. Semerkandî bu muhtasar eserde nefs teorisine dair görüşlerinin bir hulâsasını sunmuştur. Soyut nefs teorisine karşılık Semerkandî, latif bir cisim olarak nefs anlayışını benimsemiştir. Bu kapsamda risâlede nefsin mahiyetine, bedenle ilişkisine, yetilerine, bedene kazandırdığı yetkinliklere, kendi yetkinleşme süreçlerine, Cenâb-ı Hakk’ın tecellilerine ayna oluşuna, mucize ve kerâmet gibi olağanüstü hadiselere kaynaklık edişine yer verilmiştir. Hem el-Kasîdetü’l-Ayniyye hem de el-Kasîdetü’r-Rûhâniyye’de nefs, yüksek âlemlerden bedene gelen bir kuşla sembolize edilir. Nefsin soyut bir varlık olduğunu düşünen İbn Sînâ için gelme, inme gibi cisimsel varlıklara has ifadeler, soyut nefs teorisiyle çelişik durmaktadır. Bunun farkında olan Semerkandî, bu eser üzerine yazdığı şerhte o ifadeleri İbn Sînâ’nın teorisine uygun bir şekilde yorumlamanın gerekliliğine işaret etmiştir. Nefsi bedende yerleşik latif bir cisim kabul eden Semerkandî açısından değerlendirildiğinde bu tür ifadelerin hiçbir sakıncası bulunmaz. Diğer taraftan İbn Sînâ yetkinleşmeyi tamamlamadan bedenle irtibatı kopan nefislere dair tatmin edici bir açıklama yapmanın zorluğuna işaret etmiş ama böylesi önemli bir sorunu yanıtsız bırakmıştır. Semerkandî ise adeta bu sorunu esas alarak risâlesini şekillendirmiştir. O, büyük oranda nefsin bedenle iç içeyken nasıl yetkinleşebileceği üzerinde durmuştur. Semerkandî zühd, ibadet ve ahlaklanma şeklinde üç ayağı olan nefsin yetkinleşme sürecine dair bir açıklama sunar. Bu açıklama, Semerkandî’nin İbn Sînâ’nın da etkisiyle tasavvufî söylemi teorisine entegre ettiği alanı oluşturur. İbn Sînâ aynı zamanda Semerkandî’nin nefs teorisini şekillendiren başat isimdir. Fahreddin er-Râzî’nin (öl. 606/1210) İbn Sînâ eleştirileri ve Nasîrüddîn et-Tûsî’nin (öl. 672/1274) İbn Sînâ savunusu Semerkandî’nin bu isimler arasında bir yol benimsemesini sağlamıştır. Bu üç ismin görüşlerini dikkate alarak felsefe ve kelâm arasında insaflı bir yol tutturmaya çalışan Semerkandî, İbn Sînâ’cı soyut nefs teorisinin açıklama gücünden yararlanmak maksadıyla bazı ögeleri teorisine katmıştır. Temelde ise onun Allah’tan başka soyut varlık olamayacağını düşünen genel kelâmî çizginin hassasiyetlerini muhafaza ettiği görülmektedir. Bu çalışma üç bölümden oluşur. Birinci bölümde öncelikle genel hatlarıyla Semerkandî’nin nefs teorisine temas edilecek ve Şerhü’l-Kasîdeti’r-rûhâniyye’nin içeriğinin ilgili bağlamdaki yeri incelenecektir. Daha sonra metnin el-Kasîdetü’l-Ayniyye ile benzerlik ve bağlantılarına odaklanılacaktır. Bir sonraki aşamada metin ve şerhin isimlendirilmelerine, Semerkandî’ye aidiyetlerine, nüshalarına ve eserin tahkikinde izlenen yönteme yer verilecektir. Çalışmamızın ikinci bölümü ise Şerhü’l-Kasîdeti’r-Rûhâniyye’nin tahkikli metnine ayrılmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin Türkçe tercümesi yer almaktadır.Keywords : Kelâm, Ruh, Nefs, Semerkandî, İbn Sînâ