- Turkish Academic Research Review
- Volume:9 Issue:4
- Nüsha Tahrifi: Sultan II. Murad’a İthâf Edilen Abdülkâdir-i Merâgî’nin “Makâsidü’l-elhân” Adlı Eseri...
Nüsha Tahrifi: Sultan II. Murad’a İthâf Edilen Abdülkâdir-i Merâgî’nin “Makâsidü’l-elhân” Adlı Eseri Üzerine Bir İnceleme
Authors : Seyid Muhammed Taki Hüseyni, Ubeydullah Sezikli
Pages : 405-420
Doi:10.30622/tarr.1572399
View : 123 | Download : 104
Publication Date : 2024-12-30
Article Type : Research Paper
Abstract :El yazması eserler, birçok araştırma alanında vazgeçilmez bir kaynak işlevi görmekle birlikte, içerdiği bilgilerin doğruluğu, tahkik ve tetkik süreçleriyle teyit edilmelidir. Hem müelliflerin hem de müstensihlerin farklı nüshalarını oluşturduğu el yazmalarında insani hata olasılığı her zaman mevcuttur; bu hatalar bazen sehven, bazen de bilinçli tahrifler ve tashifler yoluyla kayıtlara geçmiştir. Müstensihlerin yeterli bilgiye sahip olmamaları, kaynak metnin zor okunabilirliği veya dikkatsizlik gibi nedenlerle ortaya çıkan sehven hataların yanı sıra, mezhepsel, siyasi ya da kişisel çıkarlar doğrultusunda yapılan bilinçli tahrifler de bulunmaktadır. Bu tür hatalı bilgiler, araştırmaların güvenilirliğini zayıflatma riski taşır. Kur\\\'ân-ı Kerîm’de (Nisâ Suresi’nin 46. âyeti ve Bakara Suresi’nin 75. âyeti) tahrif ve tashif konusuna değinilmesi ve Ebû Abdillâh Hamza el-İsfahânî, Ebû Ahmed el-Askerî, Ebu\\\'l-Feth el-Belatî ve Salâhuddîn es-Safedî gibi çeşitli âlimler tarafından bu konuda eserler kaleme alınmış olması, tarih boyunca tahrif ve tashif meselelerine duyulan ilginin derinliğini ortaya koymaktadır. Özellikle İslam tarihi ve İslam mûsikîsi alanında tahriflerin etkisi gözlemlenebilir. İslam klasik mûsikî literatürünün 14. ve 15. yüzyıllardaki en önemli şahsiyetlerinden biri olan Hâce Abdülkâdir-i Merâgî\\\'nin torunu Mahmud b. Abdülaziz-i Merâgî’nin Makâsidü’l-edvâr adlı eserinin, Sultan II. Bayezid, I. Selim ve I. Süleyman’a ithaf edilen farklı nüshalarının bulunması, eserin çeşitli amaçlarla yeniden düzenlendiğini gösteren dikkate değer bir örnek olarak zikredilebilir. Benzer bir durum, Abdülkâdir-i Merâgî’nin Makâsidü’l-elhân adlı eseri için de geçerlidir. Abdülkâdir-i Merâgî’nin müzik nazariyatı alanındaki günümüze ulaşan ilk eseri, 816 (1413) yılında tamamladığı Câmi’l-elhân adlı eseridir. Abdülkâdir-i Merâgî, başlangıçta bu eseri iki oğlu Nûreddîn Abdurrahman ve Nizâmüddîn Abdürrahîm için kaleme almış, ancak daha sonra eserini gözden geçirip temiz bir nüshasını hazırlayarak Timurlu Sultanı Şâhruh’a sunmuştur. Bu eserden kısa bir süre sonra, 821 (1418) yılında Makâsidü’l-elhân adlı ikinci eserini tamamlamıştır. Merâgî, bu eserin telifinden sonra, eserini yine Sultan Şâhruh’a sunmak düşüncesiyle aynı yılda tekrar gözden geçirmiş ve ona yönelik büyük övgülerle eseri yeniden istinsah etmiştir. Ardından 826 (1423) yılında, Şâhruh’a sunmak üzere temize çekilmiş bir nüsha hazırlamıştır. Merâgî’nin Makâsidü’l-elhân eserinin 838’de (1435) istinsah edilen ve Topkapı Sarayı Kütüphanesi\\\'nde (Revan, nr. 1726) muhafaza edilen nüshasında, eserin önceki nüshalarda Sultan Şahruh’a ithaf edilen hali, torunu Mahmud’un Makâsidü’l-edvâr adlı eserinin nüshalarında olduğu gibi, bu kez Sultan II. Murad’a sunulmuştur. Sultan II. Murad adına yazılan bu nüsha, zamanla diğer nüshalara da kaynaklık etmiştir. Böylece, bazı araştırmacılar tarafından Makâsidü’l-elhân’ın bu nüshasına dayanarak Abdülkâdir-i Merâgî’nin Osmanlı topraklarına geldiği ve eserini Sultan II. Murad’a sunduğu kabullenmiş ve bu bilgi musiki literatüründe yerini almıştır. Bu makalede, el yazması eserlerin sehven veya kasıtlı olarak tahrif ve tashife uğraması sonucunda yanlış bilgilerin ortaya çıkma süreçleri incelenmekte; ardından Abdülkâdir-i Merâgî’nin Celâyirli ve Timurlu sarayları ile ilişkileri ele alınmaktadır. Bu bağlamda, Abdülkâdir-i Merâgî’nin hükümdarlar ve şehzadeler için musikinin amelî ve nazarî boyutlarında ithafen bestelediği ve kaleme aldığı musiki nazariyatına dair eserlerinden söz edilmektedir. Abdülkâdir-i Merâgî’nin telif ve sunum süreci ile bu süreçte uyguladığı yöntem ele alındıktan sonra, onun 826 (1423) yılında kendi eliyle istinsah ettiği Makâsidü’l-elhân nüshası ile Sultan II. Murad için 838 (1435) yılında istinsah edilen ve bugün Topkapı Sarayı Kütüphanesi\\\'nde bulunan nüshalar analiz edilerek eserdeki tahriflerin niteliği tartışılacaktır. Makalenin sonunda, Abdülkâdir-i Merâgî’nin oğulları bağlamında, bu tür tahriflerin muhtemel fail(ler)ine dair değerlendirmelere yer verilecektir.Keywords : Mûsikî, Nüsha Tahrifi, Abdülkâdir-i Merâgî, Makâsidü’l-elhân, II. Murad.