- Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
- Volume:XII Issue:II
- ALİ HİMMET BERKİ’YE GÖRE YARGILAMA VE HÂKİMLİK
ALİ HİMMET BERKİ’YE GÖRE YARGILAMA VE HÂKİMLİK
Authors : Ahmet AKMAN
Pages : 439-455
Doi:10.54704/akdhfd.1169570
View : 10 | Download : 11
Publication Date : 2022-12-27
Article Type : Research Paper
Abstract :Elbistan’da doğan Ali Himmet Berki, 1882-1976 yılları arasında yaşamıştır. Aslen Antalya’ya bağlı Akseki ilçesinin Unulla köyündendir. 1909 yılında Medresetü\`l-kudât’tan birincilikle mezun olmuştur. Meslek hayatı içerisinde Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde hukukçu olarak çeşitli görevler üstlenmiştir. Osmanlı döneminde kadılık ve Şer\`iyye ve Evkaf Vekâleti bünyesindeki fetva heyetinde üyelik ile Medresetü\`l-kudât\`ın ahkâmü\`l-arâzî hocalığını yapmıştır. Cumhuriyet dönemi Asliye hukuk hâkimliği, Temyiz mahkemesi üyeliği ve bu mahkemede daire başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ali Himmet Berki İslâm ve Osmanlı hukuku ile Türk hukuku alanlarında eserler kaleme almış ve aynı zamanda yargı görevi icra etmiş az sayıdaki hukukçulardandır. Bu çalışmada İslâm ve Osmanlı hukukuna dair çok sayıda eseri olan Berki’nin “İslâm Şeriatinde Kaza insert ignore into journalissuearticles values(Hüküm ve Hâkimlik); Tarihi ve İftâ Müessesesi” adlı eseri kapsamında yargılama ve hâkimlik mesleğine ilişkin görüşlerini ele alacağız. Ali Himmet Berki’ye göre yargı, “insanların şiddetle muhtaç olduğu en mühim bir merci, cemiyet idaresinde mukaddes tutulması gerekli olan bir müessesedir”. Hâkimler hangi surette atanırsa atansınlar, toplumun vekilidirler. Hâkimler devlet başkanı velayetiyle ve onun adına hareket etmeyip, toplumun velayeti ve adına hareket ederler. Devlet başkanının azli ve başka türlü görevden ayrılması hâkimin görevini sona erdirmez. Hatta hâkim devlet başkanını azledebilir. Hâkimin hükmü bu hâliyle âmmenin hükmü derecesindedir. Berki, böylece hâkimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığına vurgu yapar. Hâkimler âmme velâyetiyle hareket ettikleri için taraflar bu emir ve hükümlere uymak ve gereğini icra ile mükelleftirler. Kabul ve gereğini yerine getirmezlerse cebren icra edilir. Hâkimlerin içtihada dayalı olarak verdikleri hükümleri de bu kabildendir. İslâm hukuk tarihinde yargı, farz ve Allah’a imandan sonra değerli bir görev olarak kabul edilmiştir. Hâkimin ilmi kabiliyet ve yetkinliği de son derece önemli olmakta ve içtihat vasfına sahip olması ise evleviyet şartı olarak kabul edilmektedir.Keywords : İslâm Hukuku, Yargı, Yargılama, Hakim, Hüküm